MENU
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • YEREL HABERLER
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • ETKİNLİK TAKVİMİ
  • RÖPORTAJLAR
  • GAZETE MANŞETLERİ
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • AGB
  • İLETİŞİM
Haber Vizyon
DOLAR42.7031
EURO50.1678
GR ALTIN5902.2
ÇEYREK3691.5
Haber Vizyon
Haber Vizyon
  • GÜNDEM
  • ALMANYADAN
  • SANAT/MÜZİK
  • ŞEREF KÖŞESİ
  • ETKİNLİK
  • GAYRİMENKUL
  • TURİZM
  • GASTRONOMİ
  • SAĞLIK
Kapat

BİR TOPLUMUN ÇÜRÜMESİ BİR GÜNDE OLMAZ

Ana SayfaYazarlarFikret Özdemir /İlahiyatçı - Yazar
14 Mayıs, 2026, Perşembe 10:08 95
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Bir toplumun çürümesi bir günde olmaz. Önce utanma kaybolur, sonra hesap verme duygusu… Ardından haram, “imkân” diye; rüşvet ise “hatır gönül işi” diye pazarlanır. Makamlar hizmet için değil, yakınları zengin etmek için kullanılır. Din ise hakikatin sesi olmaktan çıkarılıp; gücü, koltuğu ve çıkarı koruyan bir perdeye dönüştürülür.

2022 yılında Almanya’nın Frankfurt Belediye Başkanı Peter Feldmann hakkında, eşi Zübeyde Temizel’e makamını kullanarak yüksek maaşlı iş sağladığı gerekçesiyle dava açıldı. Ardından halk sandığa gitti ve %95  “görevden alınsın” dedi. Çünkü gelişmiş toplumlarda makam; şahsın değil, halkın emanetidir.

Bizde ise çoğu zaman tam tersi yaşanıyor. “Bal tutan parmağını yalar” sözü neredeyse bir ahlak ölçüsü gibi sunuluyor. Hırsızlık kurnazlık, rüşvet maharet, torpil ise doğal hak gibi gösteriliyor. Daha kötüsü; bütün bunlara din adına kılıf bulanlar çıkıyor.

Oysa Kur’an’ın emri apaçıktır:

“Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.”
— Kur’an-ı Kerim

Makam emanettir.
Yetki emanettir.
Devletin parası emanettir.
Vakıf malı emanettir.
Milletin vergisi emanettir.

Emanete ihanet eden sadece hukuka değil; Allah’a karşı da suç işler.

Bugün nice insan;
vakıf paralarıyla ticaret yapıyor,
milletin hakkıyla servet büyütüyor,
koltuk uğruna rüşvet dağıtıyor,
dinin kutsallarını bile menfaat malzemesine çeviriyor.

Hatta ibadeti bile…
Kesilmeyen kurbanlardan para toplayıp,
yardım adı altında rant devşirip,
ölünün ardından okunan mevlidi bile gösterişe dönüştürüp,
sonra da bütün bunlara fetva arıyorlar.

Fakat İslam’ın özü; şekil değil ahlaktır.
Sarık değil vicdandır.
Söz değil adalettir.

Peygamber Efendimiz’in şu ikazı ise ürperticidir:

Hazret-i Ömer (r.a.) anlatıyor:

Hayber günü bazı sahabeler bir kişi için:
“Bu şehittir” dediler.

Resulullah (sav) ise şöyle buyurdu:

“Hayır! Ben onu, ganimetten aşırdığı bir hırka sebebiyle cehennemde gördüm.”
(Müslim, Îmân 182)

Düşünün…
Savaş meydanında ölen bir insan…
Dışarıdan bakıldığında kahraman…
Ama kul hakkı sebebiyle ağır bir akıbetle karşı karşıya…

Çünkü Allah katında mesele sadece görüntü değildir.
Mesele; temiz vicdan, helal lokma ve adalettir.

Hz. Ömer’in adaleti bugün hâlâ konuşuluyorsa; sebebi dindar görünmesi değil, hakkı kendi evladına karşı bile savunabilmesidir. O, devlet mumuyla şahsi iş konuşmayan bir ahlakın temsilcisiydi. Biz ise bugün devlet imkânıyla saltanat kurup kendini “hizmet ehli” diye tanıtan insanlara alkış tutuyoruz.

Kur’an bir başka ayette şöyle buyurur:

“Aranızda birbirinizin mallarını haksız yollarla yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günah yoluyla yemek için onları hakimlere aktarmayın.”
— Kur’an-ı Kerim

Bu ayet sadece mahkeme rüşvetini değil;
torpili,
ihaleyi,
adam kayırmayı,
vakıf sömürüsünü,
makam ticaretini de içine alır.

Çünkü haram sadece çalmak değildir.
Hak etmediğini almak da haramdır.

Bugün toplumun en büyük ihtiyacı daha fazla slogan değil;
daha fazla ahlaktır.

Daha fazla gösterişli dindarlık değil;
daha fazla dürüstlüktür.

Çünkü bir toplumun çöküşü ekonomik krizle değil,
ahlaki çürüme ile başlar.

Ve unutulmamalıdır ki;
adaletin olmadığı yerde bereket olmaz,
liyakatin olmadığı yerde güven olmaz,
vicdanın sustuğu yerde din sadece slogan olur.

Gerçek erdem;
kimsenin görmediği yerde de harama el uzatmamak,
makamı çıkar için değil hizmet için kullanmak,
kul hakkından korkmaktır.

Çünkü insanı büyüten şey;
ne serveti,
ne koltuğu,
ne çevresi,
ne de gösterişli dini sözleridir…

İnsanı gerçekten büyük yapan şey;
emanete sadakati ve adaletidir.

Yorum Yazın

Facebook Yorum

Fikret Özdemir /İlahiyatçı - Yazar

    iletişime geç

    Fikret Özdemir /İlahiyatçı - Yazar

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    Fikret Özdemir /İlahiyatçı - Yazar
    Fikret Özdemir /İlahiyatçı - Yazar BİR TOPLUMUN ÇÜRÜMESİ BİR GÜNDE OLMAZ
    Mustafa Fındık
    Mustafa Fındık TÜRK GENÇLİĞİ SAHİPSİZ Mİ? 
    Şaban Turhal
    Şaban Turhal GURBETÇİ İÇİN KOMİSYON TALEBİNE MECLİSTEN RET AKP–MHP “HAYIR” dedi
    Gülten Abacı
    Gülten Abacı İNSANLARIN PEŞİNDE KOŞMAYI BIRAKTIĞINIZDA
    Adnan Tokuç
    Adnan Tokuç ŞAİR EMEL YILMAZ HOCAMIZI İÇTENLİKLE TEBRİK EDİYORUZ!
    Fadime Mutlu
    Fadime Mutlu FADİME MUTLU'DAN GÜNÜN OLUMLAMASI!
    Ali Kayadibi
    Ali Kayadibi Bedene kazınmış yoksunluk!
    İbrahim Esen
    İbrahim Esen MANTIKLI ARSA YATIRIMINI İÇİN BİLMENİZ GEREKEN 8 ÖNEMLİ FAKTÖR
    Haber Vizyon
    KünyeGizlilik PolitikasıAGBRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Vizyon | Yazılım: Onemsoft