Bu bizim Almanları anlamada zorlanıyorum. Ey çevre duyarlılığını istismar edenler! Unutmayın, yasal olan her zaman doğru olmayabilir. İçten yanmalı motorlar üzerine yapılan bu tartışmalar, Almanya’nın güçlü otomotiv sektörüne zarar vermek isteyen bazı çevrelerin oyununu gözler önüne seriyor.
Amerikan yapımı bir çizgi film karakteri olan Fred Çakmaktaş ve ailesinin Taş Devri’nde, Bedrock kasabasında yaşamaları gibi yaşamak isteyen iklim hassasiyeti olan vatandaşlarımız var. Ancak, gerçekler bu kadar basit değil. Dizel motorlar yeni bir buluş değil; yıllarca üretildi, binlerce araç yollarda. Neden kimse bu zamana kadar sesini çıkarmadı? Sorun şimdi mi ortaya çıktı?
Üstelik modern dizel motorlar hem daha çevre dostu hem de daha verimli. Almanya’nın ekonomik can damarı olan içten yanmalı motorları hedef almak, ülkenin geleceğine bir darbe indirmek değil de nedir? Araba imalatı yapılan bölgede bile içten yanmalı motorlu araçlar bazı yerlerde yasaklanıyor. Bu akıl kârı değil; hem bu sanayiden milyarlarca vergi alacaksın hem de yasaklarla bu sektöre darbe vuracaksın.
Üç beş çevreci hatırına alınan bu kararları bir düşünün. Münih’teki bir caddeyi bahane ederek, Avrupa genelinde hava kirliliğinden ölen insan sayısını bu durumla kıyaslamaya çalışanlar, gerçekleri çarpıtıyor. İçten yanmalı motorlar ve sürüş yasakları yıllardır gündemde, ancak şehir yasalarını uygulamada yetersiz kalan bu çevreciler, kolay yoldan “sürüş yasakları” ile amacına ulaşmaya çalışıyor. Neden farklı çözümler düşünülmüyor?
Dahası, insanlar sadece hava kirliliğinden ölmüyor; savaşlar, açlık ve katliamlar yüzünden hayatını kaybeden milyonlarca insana gözlerini kapayanlar, basit meselelerle uğraşıp mahkemeleri meşgul ediyor. Güçlü olduğumuz motor sanayisini yıpratma girişimleri neye hizmet ediyor? Üç beş kişinin egosunu tatmin etmek uğruna, ekonomik dengeleri bozmak doğru bir yaklaşım değil.
Yorum Yazın