Hakikate uyanmadan önceki ismi Sidhartda olan Budha, bir sözünde; 'Hayat sen ne ise odur' der... Yani; duygu ve düşüncelerimiz ile davranışlarımızı tanzim ederken; aslında hayatımızın 'Kader' diye nitelediğimiz kilometre taşlarını da bir anlamda döşemiz oluyoruz.
Bir insanın başına gelebilecek en büyük felaket; zihin ve düşünce sistemine bulaşmış olan 'Karamsarlık, Kaygı ve Korku' virüsüdür... Ben bunlara 'Mahşerin Üç Azap Şeytanları'dır diyorum. Hakikat boyutunda; bir insan her ne olursa olsun, zihin dünyasında bu üç virüsü barındırıyorsa; (Bilerek veya bilmeyerek) o zaman fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklardan kurtulması pek mümkün olmayacaktır.
Zira bu üç virüs insan hayatına bir daha girdi mi; hem fiziksel, hem de ruhsal dünyasını berbat etmekte ve hayat kalitesini çok aşağı seviyelere düşürmektedir... O bakımdan; mümkün mertebe zihninizde bir serseri mayın gibi dolaşan bu karamsar ve korku üreten düşüncelerinize lütfen dikkat kesilin...
Bu kaygı ve korku üreten düşünceler elbette zihninize kendiliğinden gelmiyor... Her birimizin geçmişte yaşamış olduğu acı ve elem verici olayların sebep olduğu travmatik düşünceler; üstesinden gelmediğimiz ve bunları hayatımızdan çıkaramadığımız zaman bizlere dönüşü ve faturası maalesef çok ağır oluyor...
Bazen; bu fatura günün belli saatlerinde bizi duygusal olarak hak ile yeksan eden bir travmaya dönüşebiliyor... Bütün bu acı hadiseler elbette yaşandı ve mazide kaldı... Sizler bu acı hadiseleri zihninizde canlandırdığınız müddetçe; onlar da sizin hayatınızın karamsar ve yıkıcı bir parçası olarak size eşlik edecektir...
Tabii bu arada tam da hayatınızın tadını çıkarmaya hazırlandınız; ama sizin içsel düşmanınız olan bu karamsarlık üreten bu virüs size işte bu güzel anı zehir etmeye muktedir olacaktır...
Peki neden? Çünkü; ebediyen geçmişte kalması gereken bu karamsar düşünce sistematiğini zihnimize buyur eden ve onu baş köşede ağırladığımız ve bir türlü o musibeti hayat dinamiğimizden çıkaramadığımız içindir... Aslında metod çok basit ve yalındır... O tür düşünceler zihnimize üşüştüğü zaman ona; 'Bak her ne kimsen; ne tür bir zıkkımsan; artık seni hayatımın bir parçası olarak görmek istemiyorum.
Bu zamana kadar beni yeterince üzdün; yeterince mutsuz ettin. Artık seni zihnimde beni engellemene ve beni mutsuz etmene izin vermek istemiyorum. Artık şimdi seni serbest bırakıyorum; Lütfen hayatımdan çık ve bir daha da beni rahatsız etme...' demesini bilmeliyiz. Zihnimize ne zaman mutsuzluk ve karamsarlık üreten bir düşünce üşüşürse; lütfen bu sözleri söyleyin. Hatta bu sözleri gülümseyerek söyleyin...
İnanın belli bir müddet sonra bu sözlerin size dönüşü ihtişamlı olacaktır... O zaman göreceksiniz ki; üzerinizden tonlarca yükün kalktığını ve bu yükü bu zamana kadar haybeye taşıdığınızı fark edeceksiniz... Sonsuz sevgi ile kalmanız dileğiyle...
Yorum Yazın