Dün, Barış Operasyonu adı altında, PKK’lı bir grubu Türkiye üzerinden güvenli bir şekilde Suriye’ye taşıdık. Bu süreç, PYD’nin kuruluşunun taşlarını döşedi. O gün “Barış Operasyonu” adıyla yapılan bu hamle, bugün karşımıza farklı bir biçimde çıkıyor.
Bugün de yine bir Barış Operasyonu adıyla, PYD’yi güvenli bir şekilde Şam’a taşıyoruz ki, meşru Suriye hükümet kabinesinde yer alsınlar. Sonrasında ise, Kuzey Suriye Başbakanı olarak atandıklarında tıpkı Kuzey Irak’ta olduğu gibi kırmızı halılar serilip Ankara’da karşılanmaları şaşırtıcı olmayacaktır. Üstelik tüm bunlar “terörsüz Türkiye” gibi sihirli sloganlarla yapılıyor.
Amaç, milletin gerçeği fark etmesini engellemek. Halkın duyguları ve hassasiyetleri kullanılarak oluşturulan bu politikalar, aslında uzun vadeli stratejik bir planın parçası. Bütün bu hamleler, aslında Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) bir parçası olarak planlı şekilde yürütülüyor.
Bölgenin sınırlarını yeniden şekillendirmek, yeni yönetimler oluşturmak ve yerel aktörleri belirlemek için uzun yıllardır sahada adım adım uygulanan bu projede, Türkiye’ye biçilen rolleri oynayanlar da var. Peki, bu süreç kimlerin çıkarına hizmet ediyor?
Türkiye’nin güvenliği gerçekten korunuyor mu, yoksa bilinçli bir yönlendirme ile bölge yeniden şekillendiriliyor mu? Dün taşlar dizildi, bugün yeni bir hamle yapılıyor. Gerçekleri sorgulamak ve milletimizi uyandırmak hepimizin görevidir.
Yorum Yazın