Mecliste bir vekili dinlerken aklıma geldi: Güya barışı kutsuyorlarmış, ama asker ve sivilleri 40 yıldır katleden terör örgütünü destekleyenlerin barıştan anladığı şey, sadece kendi ideolojilerini meşrulaştırmak.
Savaşın ve şiddetin gölgesinde barış savunduklarını iddia edenler, gerçekte kan ve gözyaşından başka bir şey bırakmadılar. Terörü bir hak arayışı gibi sunanlar, gerçekte sadece vahşetin kılıfını değiştiriyorlar. Bir yandan “halkların kardeşliği” derken diğer yandan masumları katleden bir yapıya arka çıkmak, ahlaki bir çöküşten başka bir şey değildir.
Irkçılığı ve milliyetçiliği maskeleyerek, terör üzerinden siyaset yapanlar, insanlık vicdanında çoktan mahkûm oldular. Meclis çatısı altında “barış” adı altında terör örgütlerinin propagandasını yapanları gördükçe, bu ülkenin neden yıllardır huzura kavuşamadığını daha iyi anlıyoruz.
Halkın oylarıyla gelen vekiller, eğer bu halkın birlik ve beraberliğine zarar veriyorsa, kim için siyaset yaptıklarını açıkça söylemelidirler. Terörle arasına mesafe koyamayan, şiddeti kınayamayan, sözde hak mücadelesi adı altında masumların ölümünü meşrulaştıran herkes, tarih önünde hesap verecektir. Çünkü bu millet ne katillerin hamiliğini yapanları ne de onların gölgesinde siyaset üretenleri unutmaz. Şaban Turhal
Yorum Yazın