Almanya'dan Avrupa Parlamentosu'na gönderdiğimiz milletvekilleri Brüksel'e turistik seyahat için mi gittiler? Avrupa Birliği'nin kararları sürekli olarak Almanya'ya zarar veriyor?
Ne olur, biraz da Almanya'yı sevelim, kendi çıkarlarımızı düşünelim. Şu an Almanya olarak büyük bir sorunla karşı karşıyayız ve bu durumdan çıkmak çok zor gibi gözüküyor. Avrupa Birliği'nin (AB) emisyon değerlerini yeniden belirlemeye yönelik düzenlemeleri nedeniyle Avrupa genelinde milyonlarca mazotlu aracın trafiğe çıkmaktan men edilme tehlikesi yaşanıyor.
AB, 2035 yılı itibariyle benzinli ve mazotlu yeni araçların trafiğe çıkmasına izin vermeme kararı aldı. Ayrıca, 2025 yılı başından itibaren Euro-5 ve Euro-6 tüketimli mazotlu araçların trafiğe kapatılması gündemde.
Bu düzenlemelerden yalnızca Almanya'da 4,3 milyon Euro-5 ve 3,9 milyon Euro-6 tüketimli mazotlu aracın etkileneceğine dikkat çekiliyor. Almanya'nın ekonomisinin can damarı otomotiv endüstrisidir ve bunun en belirgin motoru da dizel motordur.
Evet, çevreye en az zararla olması için düzenlemeler yapılmalıdır; fakat dizel motorları tamamen yok etmek Almanya'ya düşmanlıktır. Yarın benzinli araçlar için de bir bahane bulurlar. Bu nedenle, AB'deki Alman vekillerimiz Brüksel'de uyumamalıdır.
Elektrikli araçların gerçekten çevreci olup olmadığını düşünmek gerek. Elektrikli araç bataryaları zamanla kapasite kaybeder ve değiştirilmesi ciddi bir maliyet oluşturabilir. Elektrikli araçlar sıfır emisyonlu olsalar da, bataryaların üretimi ve geri dönüşümü çevresel etkiler yaratır.
Özellikle batarya üretiminde kullanılan lityum ve diğer nadir elementlerin çıkarılması çevreye zarar verebilir. Sonuç olarak, Alman siyasilerimizin ülkemizi ve ekonomimizi zayıflatmak isteyenlere karşı bir duruş sergilemeleri gerekiyor.
Yorum Yazın