TÜRKEŞ’SİZ GEÇEN 28 YIL!
MHP’ NİN MERHUM LİDERİ ALPARSLAN TÜRKEŞ’İN “ UÇMAĞA VARIŞININ” ÜZERİNDEN 28 KOCA YIL GEÇTİ.
SON BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ, SADECE BİR PARTİ GENEL BAŞKANI DEĞİL ; BÜTÜN BİR MİLLETİN “ BAŞBUĞU” VE TURAN ÜLKÜSÜNÜN SAVUNUCUSUYDU…
Mustafa FINDIK
Şüphesiz” her fani ölümü tadacaktır” .Makamı, mevkisi, ünvanı ne olursa olsun her canlı ölecek, canlılar arasında insan, (önceden zamanı bilinmeyen bir an’da) öleceğinin bilinciyle yaşayıp sonunda uçmağa varacaktır.
Bazı insanlar vardır ki ölümlerinin ardından büyük bir eksiklik, boşluk bırakırlar.
Her milletin, her toplumun, her inanç grubunun bu tür “ yeri doldurulamaz kişileri” vardır.
Türk tarihinde de onlarca “zamansız ölüm” sonucu sarsıntılar geçirilmiş,boşluklara (fetret devirlerine) düşüldüğü zamanlar olmuştur: Erken ölümüyle Sultan Alparslan, Ankara Savaşı ‘nda (sonunda) hayatını kaybeden Yıldırım Bayezid Han, 51 yaşında hayata gözlerini yuman Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmed Han, Dünyayı titreten Yavuz Sultan Selim Han, Sultan 4. Murat, Vatan Şairi Namık Kemal, Türkçülük Akımının Fikir Babası Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin ve büyük komutan, milletine ‘aşkla, tutkuyla bağlı’ büyük devlet adamı, ‘ en büyük Türkçü’ Gazi Mustafa Kemal Atatürk zamansız ölümleriyle ‘yoklukları, eksiklikleri hissedilen yüce şahsiyetlerdir. Tabii ki adını sayamadığımız yüzlerce şahsiyetleri de rahmetle ve saygıyla yad ediyoruz.
ALPARSLAN TÜRKEŞ BİR AKSİYON ADAMI, BİR LİDER, VE “SON BAŞBUĞ’DUR”
Tarihte iz bırakan kaç lider vardır? Türkeş, çok partili hayatımızda, başta Türk dünyası olmak üzere dünyaca tanınan ve yakından takip edilen liderlerin en başında geliyordu. 80 yıllık ömrü, turan bayrağ, Türk Birliği, ülke içerisinde “ kardeşlik temelinde milli bütünlük” ülküsü O’ nun vazgeçilmez hedefiydi.
Bugün, aramızdan ayrılışının ,”uçmağa varışının” üzerinden 28 tam yıl geçmiş olmasına rağmen, ebediyete göçüşü ‘daha dünmüş gibi’ tazeliğini koruyan Alparslan TÜRKEŞ de, “ eksikliği hissedilen, yeri doldurulamayacak “ bir kimse olarak gönüllerimizde yatıyor. O’nun fikirleri yaşamaya ve yaşatılmaya devam edecektir.
Alparslan TÜRKEŞ, hayatını Türk Milleti’ne adamış, Türk Birliğine gönül vermiş bir genç subay olarak , kendisinden bahsettirdiği gençlik yıllarından itibaren içinde taşıdığı vatan ve millet sevdasının gereğini yapmış, mesleki manada ‘geleceği parlak bir subay’ olarak hep dikkat çekmiştir.
1960 27 Mayıs Darbesi’ nde “ İhtilalin Seyrini değiştirmek ve kardeş kavgasını önlemek düşüncesiyle “ yer alan Alparslan Türkeş Cemal Gürsel’in devlet başkanlığı döneminde Başbakanlık müsteşarı ünvanıyla “ fiilen” başbakanlık görevini ifa etmiş, bu süre zarfında Devlet Planlama Teşkilatı, (DPT) ve Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) gibi kurumların vücut bulmasında öncü olmuştur. ..
Merhum başbuğ Alparslan TÜRKEŞ uzlaşıcı kişiliği, toparlayıcı, bütünleştirici mizacı ile daima koalisyon hükümetlerinde uyumlu bir hükümet ortağı olmuş “ milli çıkarları” parti menfaatinin ve kişisel ikbalin önünde tutmuştur. Muhalefette iken bile hükümete yardımcı olmuştur. Avrupa Türkleri’nin sorunlarıyla da yakından ilgilenmiş, tespit ettiği sorunları dönemin hükümetlerine bir rapor halinde sunarak problemlerin giderilmesinde katkıda bulunmuştur.
Almanya seyahatlerinde Türk Federasyon mensuplarına ve topyekün Türk vatandaşlarına hitaben;” Sizler şerefli bir milletin evlatlarısınız, yaşadığınız ülkelerin kanunlarına ve sosyal dizenlerine uyumlu bir şekilde yaşayın, çocuklarınıza ‘en iyi eğitimi vermenin’ imkanlarını arayın , bulunduğunuz ülkenin lisanını öğrenin, sendikalarda ve mesleki kuruluşlarda yer alın, uyumlu “ misafirler” olun fakat “ asimile” olmayın, Türkler yüksek seciyeli yüce bir millettir daima bu bilinçle hareket edin” şeklinde tavsiyelerde bulunmuştur…
Vefatının üzerinden geçen 28 yıl , hem MHP ve Ülkücü Hareket bakımından, hem de; Türkiye ve Türk Dünyası bakımından “ kayıp yıllar” olarak anılacaktır.
Bize göre Milliyetçi Hareket Partisi, Ülkü Ocakları , Türk Federasyon ve diğer Ülkücü/ Türkçü kuruluşlar merhum başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’ i yeterince yeni nesillere tanıtmakta eksik (veya ihmalkar) davranışlar içerisindedir, TÜRKEŞ’ in fikirlerinin efkar-ı umumiyenin istifadesine (bilgisine) sunmakta başarısız olmaktadır.
Oysa; Türkeş’siz bir Türkçülük/Milliyetçilik siyasi alanda da beynelminel düzeyde de “aksak” kalmaya mahkümdur.
Bizlere düşen görev : Türkeş’in fikirlerine önce sahip çıkmak, daha sonra bu fikirleri geniş kitlelere yaymak , başta Dış Politikamız ve Kıbrıs, Dokuz Işık Doktrini, Temel Görüşler, Bunalımdan Çıkış Yolu , Gönül Seferberliği eserleri olmak üzere fikirlerini, projelerini anlatan yüzlerce makale, kitapçık vb. Kaynaklardan eserlerine erişip bunları yaymak olmalıdır.
Merhum Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ ile bir anekdot:
Tarih 4 Mayıs 1977, yer: Münih Bayerischer Hof Oteli Lobisi,
Hazirun: Efsane Gümrük ve Tekel Bakanı merhum Gün SAZAK Bey, Dönemin Münih Ülkü Ocağı Başkanı M. Kemal Yıldıray, 2-başkan Sami Ekici, dernek muhasibi Gazi Koçak öğretmen Yılmaz Duman ve bu satırların yazarı ( o sırada Münih Ülkü Ocağı Gençlik Kolu Başkanı) Mustafa FINDIK, rahmetli başbuğumuz (Ulm’ da düzenlenen 3 Mayıs Türkçüler Bayramı kutlamalarına beklenenin üzerinde 20 bin kişinin iştirak etmiş olmasının da verdiği moral ile) Ülkü Ocağı başkanı M. Kemal Yıldıray bizleri başbuğa takdim etti son olarak da beni Ülkü Ocağı Gençlik Kolu Başkanı olarak tanıttı, merhum TÜRKEŞ de, “ Gençleri yoruyormusunuz, bedenen de fikir planında da çok çalışsınlar” dedikten sonra bana hitaben “ dernekte kadınlar kolu da var mı?” diye sordu ben de cevaben ,” Efendim bir kaç üniversite öğrencisi hanım kardeşimiz ve ailelerimizden gelen bazı hanımlar var, mekanımız müsait şu anda bu şekilde faaliyet yürütmekteyiz” dedim. Kendileri de; hanımların gelmekte olması güzel, ihtiyaç duyulursa “ kadınlar kolu” halinde faaliyetlerini sürdürürler” dedi.
Sohbete katılan Gazi Koçak söz alarak ,” Sayın Genel Başkanım, bence kadınların gelip bizimle birarada veya kadınlar kolu olarak dernekte bulunmaları uygun değil, Milli Görüş’çüler ve Süleymandılar bu durumu şimdiden aleyhte kullanıyor” şeklinde görüş bildirdi.
Bunun üzerine merhum Alparslan TÜRKEŞ, (biraz da celallenerek) Gazi efendi kadın Türk Töresi’ ne göre söz ve kişilik sahibi, evin iki taşıyıcı direğinden biridir, İslam dini de kadına büyük saygı duymayı gerektirir, peygamber efendimiz bir toy(cirit oyunu vb.) sırasında müsabakayı izlemekte zorlanan Hz. Ayşe annemizi omzuna alarak oyunları izlemesini kolaylaştırmıştır, bunu o bahsettiğin cemaatlere söyle” tarzında bir mukabelede bulunmuştur.
Sözü “Asrımızın Dede Korkut’ u “ merhum Ozan Arif’ in dizeleriyle noktalayalım:
Adam’dı
Unutmak mümkün mü Başbuğ Türkeş’ i?
Türkeş bu davayı kuran adamdı,
Türkeşçi der hala bize çok kişi,
Bir nesile isim veren adamdı.
O, Türk Birliğinin düşüp peşine,
O aşkla girmişti 80 yaşına,
Bana göre Türkeş başlı başına,
Kızıl elma idi, Turan adamdı.
Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş yazarımız Mustafa FINDIK ile bir mülakat sırasında.
Yorum Yazın